
CHP’li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, partisinin il kongresinde yaptığı konuşmada hem hedef gösteren hem de iş birliği çağrısı yapan açıklamalara imza attı. Köksal, AK Parti’ye geçeceği iddialarını tekzip ederken, parti içinde “kumpas kuranlara” karşı mücadele sözü verdi.
Son dönemde kendisiyle ilgili çıkan “AK Parti’ye geçiş” söylentilerine yanıt veren Köksal, kongre kürsüsünden net ifadeler kullandı. “Partide siyaset yapmaması için kumpas kuranlara ve iftira atanlara inat da partide kalmaya devam edeceğim” diyerek, söylentileri kesin bir dille yalanladı ve partiye bağlılığını ilan etti.
Köksal, konuşmasında parti içi dayanışmaya ve tabana vurgu yaptı. “Sırtınızı, bu örgütün onurlu üyelerine yaslayın arkadaşlar. Bu örgütün ferasetli seçmenine, halka yaslayın” çağrısında bulundu. “Sırtınızı birilerine yaslayarak giderseniz, sonunda hüsrana uğrarsınız” ifadesiyle, parti içindeki hizipleşmeye ve liyakatsiz atamalara gönderme yaparak özeleştirel bir mesaj verdi.
En dikkat çeken ifadelerini ise parti içi muhaliflerine yönelik kullandı. Köksal, “Partimizi iftiracılardan, kumpasçılardan, yalancılardan, bel altı siyaset yapanlardan hep birlikte temizleyeceğiz” diyerek, gelecek seçimler öncesinde parti içinde bir tasfiye ve yeniden yapılanma sürecine işaret etti. Bu hamlenin, önümüzdeki genel seçimlerde partiyi iktidara taşımak için bir ön koşul olarak sunulduğu görülüyor.
CHP 39. Olağan Afyonkarahisar İl Kongresi’nde ayrıca yönetim değişikliğine gidildi. Kongrede yapılan seçimler sonucunda CHP İl Başkanlığı’na Hasan Karadeniz seçildi. Karadeniz’in görevi devralmasıyla birlikte, Burcu Köksal’ın da desteklediği yeni bir yerel yönetim sürecinin başladığı anlaşılıyor.
Burcu Köksal’ın bu sert çıkışı, CHP içindeki konumunu güçlendirmeye yönelik stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor. “İftira” ve “kumpas” suçlamaları, parti içi çekişmelerin hala devam ettiğini gösterirken, “hep birlikte temizleyeceğiz” vurgusu ise daha geniş bir tasfiye hareketinin habercisi olabilir. Köksal’ın, hem tabanla doğrudan bağ kurmaya çalıştığı hem de parti mekanizmasındaki rakiplerine gözdağı verdiği bu dengeli siyaset dilinin, önümüzdeki dönemde onu parti içinde daha merkezi bir konuma taşıyabileceği öngörülüyor.