Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun efsaneleşen hikayesinde eski sevgilinin ifadesi şüpheleri artırmaya devam ediyor.

Tunceli’deki gizemli kayboluşun ardındaki gerçekleri ortaya koyan Zeinal Abarakov’un ifadesi, derin belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı. Eski sevgilinin açıklamaları cinayet soruşturmasında çelişkili bilgiler içeriyor.
Tunceli’de 2020’nin başında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşunun ardından geçen 6 yıl, olayın üzerindeki sis perdesini daha da kalınlaştırdı. Gülistan’ın eski sevgilisi Zeinal Abarakov’un, Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadesi, hem olayın seyrini hem de kamuoyundaki algıyı değiştirecek nitelikte. Abarakov’un beyanları, hem kendi suçlamalarından kaçınma çabası hem de geçmişle ilgili çelişkili detaylar barındırıyor.
Gülistan’ın Kayıp Olduğu Günü Hatırlayan Anlatım
Abarakov’un ifadesinde, 4 Ocak 2020 günü Gülistan ile yaşadığı diyalog dikkat çekiyor. O gün, Gülistan’a yurda götürme önerisinde bulunduğunu ancak genç kızın teklifi reddettiğini belirtmiş. Araba ile takip ettiği Gülistan’ın “yurda yetişemediği” yönündeki mesajına aşina olması, dahi içindeki belirsizliği derinleştiriyor. Abarakov’un, “Uzun süredir Gülistan’dan haber alamıyorum, zorla bir yerde tutulduğunu düşündüm,” demesi ise durumu daha karmaşık hale getiriyor.
Olayın Karanlık Yüzleri
Gülistan’ın Abarakov’a bir gün önce gönderdiği “korkuyorum” mesajı, şüpheleri artırmakta. Abarakov, genç kızın kendisine dışarıda kaldığı ve yurda yetişemediğini düşündüğünü söylese de, bu durum Gülistan’ın gerçekten tehlikede olup olmadığı ile ilgili soru işaretlerini gidermiyor. Eski sevgilinin, ifade sırasında “Gülistan çok değerliydi, ama onun başına gelenleri bilmiyorum,” sözleri çelişkili bir suçlama ve savunma arasındaki ikilemi ortaya koyuyor.
İletişimin Bir Perdesi
İfadesinde Abarakov, Gülistan ile 22 Aralık’tan itibaren bir iletişim kurmadığını ifade etse de, 4 Ocak tarihinde Gülistan’dan aldığı cevapsız çağrılar ve mesajlarla ilgili tespit edilen zaman aralıkları bu iddianın geçerliliğini sorgulatıyor. Abarakov’un ifadesi ile ortaya çıkan iletişim detayları, iki genç arasındaki ilişkiyi ve olayın zamanlamasını daha kritik bir hale getiriyor.
Tutuklu Zeinal Abarakov’un Konumu
Abarakov’un, Gülistan’ın başına kötü bir şey gelmiş olabileceğine dair hiçbir belirti vermemesi, kamuoyunun tepkisini artırıyor. Kendisine ait olan “yaşadığını bilmek istemesi” söylemi, olayın derin karanlığında bir umudun ışığı olarak değerlendirilebilir. Ancak bu yaklaşım, geçmişte yaşananları sorgulamaktan bir adım geri durmak niteliği taşıyor.
Gülistan Doku’nun kaybolması, 2020 yılının başlarında Türkiye’nin gündeminde geniş yankı uyandırırken, olayın akışında meydana gelen gelişmeler, soruşturmayı karmaşık hale getirdi. İlgili mercilerin Gülistan’ın kaybolduğu gün ve öncesinde yaşanan olayları analiz etmesi, Abarakov’un ifadesinin aydınlatıcı nitelikte olup olmadığını sorgulamakta. Tunceli’de yoğunlaşan bu cinayet soruşturması, yıllar geçtikçe yeni delillerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Olayın faillerine ulaşmak ve Gülistan Doku’nun kayboluşuna dair gerçekleri ortaya çıkarmak, yalnızca soruşturmayı yürüten savcıların değil; aynı zamanda halkın ve kamuoyunun gündemini etkileyen önemli bir mesele haline gelmiştir. Abarakov’un çelişkili açıklamaları, olgunun derinliklerine inildikçe daha fazla soru işareti doğurmakta. Gülistan’ın başına gelenler üzerine doğru bir kanaat oluşturmak, bu aşamada yalnızca güvenilir deliller ışığında mümkündür. Zira, kaybolma olayının üzerindeki sis perdesi ne kadar kalınsa da, açıklık getirileceğine dair umudun sürmesi gerekiyor.