SEDDK, zorunlu deprem sigortasında poliçe devrini sonlandırırken yeni düzenlemelerle prim iadeleri ve bildirim yükümlülükleri getirildi. 5 Eylül 2026 itibarıyla geçerli olacak.

SEDDK, zorunlu deprem sigortası genel şartlarında yaptığı değişikliklerle poliçe devri uygulamasını sonlandırırken, prim iadesi ve bildirim yükümlülükleri getirdi.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), zorunlu deprem sigortasıyla ilgili önemli bir düzenleme gerçekleştirdi. Resmi Gazete’de yayımlanan “Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” tebliğiyle, poliçelerin devir işlemlerinde yeni kurallar belirlendi.
Yeni düzenlemeyle, zorunlu deprem sigortası poliçesinin, taşınmazın el değiştirmesi durumunda bir sonraki mülk sahibine devredilmesi uygulaması son buldu. Bu değişiklik, poliçe sahipleri için önemli etkiler doğuracak gibi görünüyor. Artık, taşınmazın sahibi değiştiğinde sigorta poliçesi yeni sahip için geçerliliğini yitirecek ve poliçede kalan günler için ödenmiş primler, önceki sigorta sahibine iade edilecek.
Tarafların yükümlülükleri de netleştirildi. Tapu müdürlükleri ve yetkili idareler, taşınmazın yeni sahibi için bir zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin mevcut olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olacak. Eğer yeni sahibin sigorta durumunu öğrenmesinin ardından 15 gün içinde poliçenin varlığına dair bir bildirimde bulunmazsa, süreç ilerlemeyecek.
Bu bildirim, sözleşmeyi aracılık eden sigorta şirketi veya acentesine yapılacak. Şirket, bildirimin alınmasının ardından 24 saat içinde poliçeyi devretmek zorunda olacak. Yeni düzenlemenin 5 Eylül 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Son aylarda Türkiye’deki depremler ve artan sigorta ihtiyaçları, kamuoyunda zorunlu deprem sigortasının önemini gündeme getirmişti. Bu süreç içinde SEDDK, uygulamadaki bazı eksiklikleri gidermek ve poliçe sahiplerinin haklarını korumak adına akılcı bir düzenleme yapma gereği hissetti. Böylece, daha önceden sıkça yaşanan poliçe devir süreçlerinde yaşanan karışıklıkların önüne geçmek hedeflenmektedir.
SEDDK’nın yaptığı düzenlemeler, sigorta sektöründeki belirsizlikleri azaltma ve sigorta sahiplerinin haklarını güvence altına alma açısından olumlu bir adım olarak değerlendirilmektedir. Ancak, yürütme sürecindeki zorluklar dikkatle izlenmelidir. Yeni düzenlemenin uygulanabilirliği ve sektörde yaratacağı etki, zamanla netleşecektir. Özellikle bildirim süreleri ve poliçe devrinin durdurulması noktasında sigorta şirketleri ile bireysel sigorta sahipleri arasında yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçmek için daha etkili yönetim süreçlerine ihtiyaç duyulacağı açıktır.