
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, iktidarın iki Boğaz köprüsü ve yedi otoyolu kapsayan özelleştirme hazırlığına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) verilerine dayanarak yaptığı hesaplamada, satışın gerçekleşmesi halinde kamu zararının oluşacağını ve yandaş şirketlere 33 milyar doları aşkın haksız kazanç sağlanacağını öne sürdü.
İktidarın bütçe gelirlerini artırmak amacıyla gündeme aldığı köprü ve otoyol özelleştirmeleri, muhalefet ve ekonomi çevrelerinin tepkisini çekmeye devam ediyor. CHP’li Yavuzyılmaz, KGM’nin 2026 Yılı Performans Programı raporuna dayandırdığı analizini sosyal medya hesabından paylaştı. Kamuya ait ve düzenli gelir getiren bu varlıkların 25 yıllığına özelleştirilmesinin, “Türkiye’nin geleceğinin satılması” anlamına geldiğini savundu.
Yavuzyılmaz’ın paylaştığı verilere göre, özelleştirilmesi planlanan iki Boğaz köprüsü ve yedi otoyolun 2025 yılı net kâr beklentisi yaklaşık 600 milyon dolar. Mevcut ücretler korunduğunda, bu varlıkların 25 yıl içinde kamuya sağlayacağı toplam net gelir 15 milyar dolar. Ancak özelleştirme sonrası geçiş ücretlerinin Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle işletilen projelere endekslenmesi halinde, fiyatların yüzde 232 oranında artacağı iddia ediliyor. Bu senaryoda vatandaşın cebinden çıkacak toplam tutar 48 milyar 450 milyon dolara yükselecek.
Analize göre, özelleştirme ihalesini kazanacak şirketler kamunun elinde kalsa 15 milyar dolar kâr edecek bir yapıyı devralacak. Ücret artışlarıyla birlikte şirketlerin elde edeceği fazladan gelir 33 milyar 450 milyon doları bulacak. Yavuzyılmaz bu durumu “tiksindirici bir rant” olarak nitelendirdi.
Tartışmalar, 2012’de yapılan ve son anda iptal edilen ilk özelleştirme girişimini hatırlattı. O dönemde Koç-Ülker ve Malezyalı UEM grubunun verdiği 5,7 milyar dolarlık teklif, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “düşük” bulunmuş ve “Bu değerler vatana ihanettir” denilerek iptal edilmişti.
Ekonomistler, bütçe açıklarını kapatmak için “altın yumurtlayan tavuk” olarak görülen bu varlıkların satışa çıkarılmasını eleştiriyor. Uzmanlar, kamunun uzun vadeli gelirlerinden vazgeçilmesinin risklerine dikkat çekiyor. Ekonomist Atilla Yeşilada, “Bu, bir tüccarın alacak senetlerini bankaya kırdırmasıdır” diyerek özelleştirmeye tepki gösterdi.