
19 Mart operasyonu sonrası tutuklanan belediye başkanları ve çalışanların aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, 23’üncü toplantısını Silivri’de gerçekleştirdi. Bu buluşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mevcut durum hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Özgür Özel, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce ve eşi Filiz Kahveci Gökce ile birlikte yaptığı açıklamada, TRT yayınlarında kullanılan bazı görüntüleri eleştirdi. Kasada mühür yerine para olduğu iddialarının montaj olduğunu belirten Özel, bu durumun bir algı operasyonu olduğunu ifade etti.
CHP lideri, tutuklu belediye başkanları ve çalışanlar için iddianamelerin hazırlanmamasını siyasi bir süreç olarak nitelendirdi. Hakan’a ilişkin iddianamenin hala yazılmadığını belirten Özel, hukuki sürecin siyasi bir mücadele haline geldiğini savundu.
Özel, Silivri’deki konuşmasında, tutuksuz yargılamanın gerekliliğine değindi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer süreçler için tutuksuz yargılamanın esas alınması gerektiğini belirtti.
Özel, tutukluluk sürecini “ön infaz” olarak tanımladı ve bu durumun Mussolini’nin yöntemlerine benzediğini ifade etti. Konuşmasında, yargılanmadan infaz edilmenin kabul edilemez olduğunun altını çizdi.
Özel, davaların kamuoyuna açık şekilde canlı yayınlanması gerektiğini savunarak, şeffaflığın sağlanmadığını öne sürdü. Böylelikle halkın gerçekleri görme fırsatını bulamadığını belirtti.
Konuşmasının sonunda Özel, kamu yayıncılığını eleştirerek, çalışmaların adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Yargı sürecinin şeffaf bir şekilde yönetilmesi gerektiği sıklıkla vurgulanıyor. Ancak, bunu gerçekleştirmek adına hangi adımlar atılabilir? Canlı yayınların yapılması ve tutuksuz yargılama süreçlerinin uygulanması bu konuda şeffaflık sağlamak adına etkili bir çözüm olur mu? Soru işaretleri içinde öne çıkan bu mesele, hukuk sistemi üzerinde kalıcı bir değişiklik yaratabilir mi?